EMEKLİLİK NEDENİYLE İŞTEN AYRILAN İŞÇİNİN HAKLARI VE EMEKLİLİK SONRASI YENİDEN ÇALIŞMA
Emeklilik, çalışma hayatının sona ermesi anlamına gelmekle birlikte, uygulamada birçok işçi emekli olduktan sonra çalışmaya devam etmeyi tercih etmektedir. Özellikle emeklilik nedeniyle kıdem tazminatını alarak işten ayrılan işçilerin aynı işyerinde yeniden çalışmaya başlaması, kıdem tazminatı, yıllık izin, sosyal güvenlik destek primi, ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği bakımından çeşitli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Bu nedenle emeklilik nedeniyle işten ayrılma sürecinde yalnızca emekli aylığının bağlanması değil, işçinin işverenden doğan işçilik alacakları ile yeniden çalışma halinde uygulanacak sosyal güvenlik hükümlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekir.
1. EMEKLİLİK NEDENİYLE İŞTEN AYRILAN İŞÇİ HANGİ HAKLARA SAHİPTİR?
İşçinin emeklilik nedeniyle işten ayrılabilmesi için öncelikle yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarını sağlaması ve ilgili sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde emeklilik başvurusunda bulunması gerekir. Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona ermesi halinde, gerekli koşulların bulunması kaydıyla işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte bulunan 14. maddesi uyarınca, yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla iş sözleşmesini sona erdiren işçiye, kanunda öngörülen diğer şartların da bulunması halinde kıdem tazminatı ödenmesi mümkündür.
Dolayısıyla emeklilik nedeniyle ayrılan işçinin başta kıdem tazminatı olmak üzere, kullanılmamış yıllık izin ücretleri ve varsa diğer işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmesi gerekir.
2. EMEKLİ OLDU, TAZMİNATINI ALDI; PEKİ AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDEBİLİR Mİ?
Emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçinin daha sonra yeniden çalışmaya başlamasının önünde genel olarak bir engel bulunmamaktadır. İşçi, emeklilik işlemlerinin tamamlanmasının ardından aynı işverenin yanında yeniden iş sözleşmesi kurarak çalışmaya devam edebilir.
Burada önemli olan husus, emeklilik nedeniyle sona eren eski iş sözleşmesi ile emeklilik sonrasında kurulan yeni iş sözleşmesinin birbirinden ayrılmasıdır.
Emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi sona ermiş ve kıdem tazminatı ödenmişse, sonraki çalışma dönemi yeni bir çalışma dönemi olarak değerlendirilir. Bu nedenle emeklilik tarihine kadar olan dönem için ödenen kıdem tazminatının aynı çalışma dönemi bakımından ikinci kez talep edilmesi söz konusu olmaz.
Bununla birlikte işçinin yeniden çalışmaya başlaması halinde, yeni çalışma döneminde doğacak kıdem, izin ve diğer işçilik hakları ayrıca değerlendirilir.
3. KIDEM TAZMİNATI: EMEKLİLİKTE EN ÖNEMLİ HAK
Emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçi bakımından en önemli haklardan biri kıdem tazminatıdır.
Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için işçinin aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma süresinin bulunması ve iş sözleşmesinin kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran nedenlerden biriyle sona ermesi gerekir.
Emeklilik nedeniyle işten ayrılma da bu nedenlerden biridir. Ancak işçinin yalnızca "emekli oldum" demesi yeterli olmayıp, emeklilik nedeniyle ayrılışın sosyal güvenlik mevzuatı bakımından gerekli şartlara dayanması ve işten ayrılış sürecinin buna uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır.
Kıdem tazminatının hesabında işçinin son ücreti ve kıdeme esas alınan düzenli para veya para ile ölçülebilen menfaatleri dikkate alınır. Kıdem tazminatının sigorta primine esas kazanca dahil edilmediği SGK tarafından da açıkça belirtilmektedir.
4. YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKI: KULLANILMAYAN İZİNLER NE OLACAK?
İş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretlerin işçiye ödenmesi gerekir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde kullanılmamış yıllık izin sürelerine ilişkin ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanır. SGK da kullanılmamış yıllık izin ücretinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte hak edilmiş olduğunu açıkça belirtmektedir.
İşçinin emeklilikten sonra aynı işyerinde yeniden çalışmaya başlaması halinde ise yeni çalışma dönemindeki yıllık izin hakkının ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Özellikle eski çalışma döneminin tasfiye edilip edilmediği, kıdem tazminatının ödenip ödenmediği ve yeni sözleşmenin koşulları önem taşır. Bu nedenle yıllık izin bakımından her somut olayın kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir
5. EMEKLİLİK SONRASI ÇALIŞMANIN ANAHTARI: SGDP UYGULAMASI
Emekli aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya devam etmek isteyenlerin karşılaştığı en önemli sosyal güvenlik uygulamalarından biri Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) uygulamasıdır.
Emekli aylığı almakta olan kişinin yeniden 4/a kapsamında çalışması halinde, kişinin sigortalılık statüsüne ve ilk sigortalılık tarihine göre farklı sosyal güvenlik kuralları uygulanabilir. Bu nedenle "emekli çalışanların tamamı SGDP öder" şeklindeki genel bir kabul doğru değildir.
Özellikle 5510 sayılı Kanun'un geçici 95. maddesi kapsamında emekli olanların, emekli olduktan sonra aynı işyerinde yeniden çalışmaya başlamaları bakımından önemli bir teşvik de bulunmaktadır.
Buna göre, gerekli şartları taşıyan emeklilerin, işten ayrıldıkları tarihi takip eden 30 gün içerisinde aynı işyerinde SGDP'ye tabi olarak yeniden çalışmaya başlamaları halinde, SGDP işveren hissesinin 5 puanlık kısmı Hazine tarafından karşılanmaktadır. SGK'nın güncel açıklamalarında bu uygulamanın 03.03.2023 tarihinden itibaren devam ettiği belirtilmektedir.
Dolayısıyla emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçi ile işveren açısından 30 günlük süre oldukça önemlidir. Bu sürenin geçirilmesi halinde yeniden çalışmanın mümkün olması başka, söz konusu 5 puanlık SGDP teşvikinden yararlanılması ise başka bir konudur.
6. İHBAR TAZMİNATI ÖDENİR Mİ?
Emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçinin kendi iradesiyle iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde, kural olarak işverenin işçiye ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaz.
Çünkü ihbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim süresine uyulmaksızın sona erdirilmesi halinde gündeme gelir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca bildirim süresine uymayan taraf, karşı tarafa bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. SGK da ihbar tazminatının niteliği ve prime esas kazanç bakımından bu ayrımı açıkça ortaya koymaktadır.
Bu nedenle emeklilik nedeniyle işçinin kendi isteğiyle ayrılması halinde kıdem tazminatı gündeme gelirken, ihbar tazminatı kural olarak gündeme gelmez.
Ancak işverenin iş sözleşmesini sona erdirdiği farklı durumlarda ihbar tazminatına ilişkin koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
7. EMEKLİLİK NEDENİYLE AYRILAN İŞÇİ İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALABİLİR Mİ?
Emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçinin, sırf emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde işsizlik ödeneği alması söz konusu değildir.
İşsizlik ödeneğinin temel amacı, kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalan ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nda öngörülen prim ve diğer şartları sağlayan sigortalının geçici gelir kaybını karşılamaktır.
Bu nedenle emeklilik amacıyla işten ayrılan işçi ile işveren tarafından iş sözleşmesi sona erdirilen işçinin işsizlik sigortası bakımından durumları birbirinden farklıdır.
Ayrıca emeklilik aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya devam eden bir kişinin daha sonra işsiz kalması halinde de işsizlik ödeneği bakımından yalnızca işten ayrılış nedeni değil, kişinin emekli aylığı ve sigortalılık durumu ile 4447 sayılı Kanun'daki diğer şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
SONUÇ: EMEKLİLİKTE DOĞRU ADIM, HAK KAYBINI ÖNLER
Emeklilik nedeniyle işten ayrılma, yalnızca iş sözleşmesinin sona ermesi ve emekli aylığının bağlanmasından ibaret değildir. İşçinin kıdem tazminatı, kullanılmamış yıllık izin ücretleri, ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği bakımından haklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle emekli olduktan sonra aynı işyerinde çalışmaya devam edecek işçiler açısından işten çıkış ve yeniden işe giriş işlemlerinin doğru yapılması büyük önem taşımaktadır. Kıdem tazminatının hangi döneme ilişkin olduğu, yeni çalışma döneminin nasıl değerlendirileceği ve SGDP uygulamasının hangi şartlarda yapılacağı konusunda işveren ve işçinin gerekli işlemleri zamanında gerçekleştirmesi gerekir.
Sonuç olarak emeklilik, çalışma hayatının mutlaka sona ermesi anlamına gelmemektedir. Emekli işçi, mevzuatın öngördüğü şartlar çerçevesinde çalışma hayatına devam edebilir. Ancak emeklilik nedeniyle işten ayrılma ile emeklilik sonrası yeniden işe başlama işlemlerinin birbirinden doğru şekilde ayrılması, hem işçinin haklarının korunması hem de işverenin SGK ve iş hukuku bakımından yükümlülüklerini doğru yerine getirmesi açısından büyük önem taşımaktadır.