ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU HAKKI: TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN ULUSAL DÜZEYDE KORUNMASI
Giriş
Hukuk devletinin en temel unsurlarından biri, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin yalnızca tanınması değil, aynı zamanda etkili şekilde korunmasıdır. Demokratik hukuk devletlerinde hak ihlallerinin giderilmesi amacıyla çeşitli yargısal mekanizmalar öngörülmüştür. Türkiye’de bu mekanizmaların en önemlilerinden biri, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoludur.
5982 sayılı Kanun ile yapılan Anayasa değişikliği sonucunda Türk hukuk sistemine kazandırılan bireysel başvuru kurumu, 23 Eylül 2012 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır. Bu kurum sayesinde bireyler, kamu gücü tarafından gerçekleştirilen işlem, eylem veya ihmaller nedeniyle temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine doğrudan başvurabilmektedir.
Bireysel başvuru, yalnızca bireysel mağduriyetlerin giderilmesini değil, aynı zamanda temel haklara ilişkin yargısal standartların geliştirilmesini ve kamu otoritelerinin hukuka uygun davranmasını sağlayan önemli bir anayasal güvence niteliğindedir.
Bireysel Başvurunun Hukuki Dayanağı
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkının temelini;
* Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 148. maddesi,
* 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun,
* Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü
oluşturmaktadır.
Anayasa’nın 148. maddesine göre;
“Herkes, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
Dolayısıyla bireysel başvuru yalnızca Anayasa’da yer alan değil, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan haklar bakımından mümkündür.
Kimler Bireysel Başvuruda Bulunabilir?
Bireysel başvuru hakkı yalnızca gerçek kişilere tanınmış değildir.
Başvuruda bulunabilecek kişiler şunlardır:
* Türk vatandaşları,
* Türkiye’de bulunan yabancılar (yalnızca vatandaşlara özgü haklar hariç),
* Özel hukuk tüzel kişileri (yalnızca tüzel kişiliğe ait hakları bakımından).
Buna karşılık;
* Devlet,
* Belediyeler,
* Üniversiteler,
* Kamu kurumları
gibi kamu tüzel kişileri bireysel başvuruda bulunamazlar.
Hangi Haklar İçin Başvuru Yapılabilir?
Her hukuka aykırılık bireysel başvuru konusu değildir.
Başvuru konusu olabilecek hakların;
* Anayasa’da güvence altına alınmış olması,
* Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya ek protokolleri kapsamında korunuyor olması gerekir.
Uygulamada en sık karşılaşılan ihlal iddiaları şunlardır:
* Adil yargılanma hakkı
* Makul sürede yargılanma hakkı
* Mülkiyet hakkı
* İfade özgürlüğü
* Basın özgürlüğü
* Kişi hürriyeti ve güvenliği
* Özel hayatın gizliliği
* Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı
* Etkili başvuru hakkı
* Eğitim hakkı
* Din ve vicdan özgürlüğü
Bireysel Başvurunun Kabul Edilebilirlik Şartları
Anayasa Mahkemesi öncelikle başvurunun kabul edilebilir olup olmadığını inceler.
1. Güncel ve Kişisel Hak İhlali
Başvurucu, ihlalden doğrudan etkilenmiş olmalıdır.
Genel kamu yararına ilişkin soyut şikâyetler bireysel başvuru konusu yapılamaz.
2. Kamu Gücü Tarafından Gerçekleştirilen Bir İşlem Bulunmalıdır
İhlalin;
* mahkeme kararı,
* idari işlem,
* idari eylem,
* kamu makamlarının ihmali
sonucu ortaya çıkması gerekir.
Özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklar doğrudan bireysel başvuru konusu değildir.
3. Olağan Başvuru Yollarının Tüketilmiş Olması
Bireysel başvuru ikincil nitelikte bir hak arama yoludur.
Bu nedenle;
* itiraz,
* istinaf,
* temyiz,
* diğer etkili kanun yolları
tüketilmeden Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
Bu ilke, “ikincillik (subsidiarity) ilkesi” olarak adlandırılmaktadır.
4. Süresinde Başvuru
Başvuru;
nihai kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren 30 gün içerisinde yapılmalıdır.Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresi geçirilen başvurular usulden reddedilmektedir.
Başvuru Nasıl Yapılır?
Bireysel başvurular;
* UYAP üzerinden,
* İlk derece mahkemeleri aracılığıyla,
* Yurt dışında konsolosluklar vasıtasıyla
yapılabilmektedir.
Başvuruda;
* ihlal edildiği ileri sürülen hak,
* olayların özeti,
* ihlalin hangi nedenle gerçekleştiği,
* talepler,
* deliller
ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.
Eksik başvuruların tamamlanmaması hâlinde başvurunun reddine karar verilebilir.
Anayasa Mahkemesinin İnceleme Yetkisi
Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin yerine geçerek uyuşmazlığı yeniden çözmez.
Mahkemenin görevi;
* delilleri yeniden değerlendirmek,
* tanık dinlemek,
* maddi vakıayı yeniden belirlemek değildir.
Mahkeme yalnızca temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğini inceler.Bu nedenle bireysel başvuru, “ikinci bir temyiz yolu” olarak değerlendirilemez.
İhlal Kararı Verilmesi Halinde Sonuçlar
Anayasa Mahkemesi ihlal tespit ettiğinde;* yeniden yargılama yapılmasına,
* ihlalin ortadan kaldırılmasına,
* maddi tazminata,
* manevi tazminata,
* kararın ilgili mahkemeye gönderilmesine
karar verebilir.
Yeniden yargılama kararı verilmesi hâlinde ilgili mahkeme, Anayasa Mahkemesi kararındaki ihlal gerekçelerini dikkate alarak yeniden karar vermekle yükümlüdür.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile İlişkisi
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yoludur.
Dolayısıyla bireyler, Anayasa Mahkemesine başvurmadan doğrudan AİHM’ye başvuramazlar. AİHM de Anayasa Mahkemesini etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul etmektedir.
Uygulamada En Çok Karşılaşılan İhlaller
Anayasa Mahkemesi istatistiklerine göre bireysel başvurularda en sık ileri sürülen hak ihlalleri şunlardır:
* Makul sürede yargılanma hakkının ihlali,
* Adil yargılanma hakkının ihlali,
* Mülkiyet hakkının ihlali,
* İfade özgürlüğünün ihlali,
* Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali,
* Etkili başvuru hakkının ihlali.
Bu kararlar, yalnızca bireysel uyuşmazlıkları çözmekle kalmamakta; aynı zamanda idarenin ve yargı mercilerinin uygulamalarını şekillendiren önemli içtihatlar oluşturmaktadır.
Kapağan Hukuk Bürosu