YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANINMASI VE TENFİZİ - 29.06.2026

YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANINMASI VE TENFİZİ

Giriş

Küreselleşmenin etkisiyle bireyler ve şirketler arasındaki hukuki ilişkiler giderek uluslararası bir boyut kazanmıştır. Bu durum, farklı devletlerde verilen mahkeme kararlarının başka devletlerde de hukuki sonuç doğurması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Ancak devletlerin egemenlik ilkesi gereği bir devlet mahkemesinin verdiği karar, başka bir devlette kendiliğinden geçerlilik kazanmaz. Bu nedenle yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için tanınma veya tenfiz kurumlarına başvurulması gerekir. Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’da (MÖHUK) düzenlenmiştir.

I. Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması

Tanınma, yabancı bir devlet mahkemesi tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bir kararın Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisinin kabul edilmesidir. Tanınma sayesinde yabancı mahkeme kararı Türk hukuk düzeninde geçerli kabul edilir; ancak kararın cebri icra yoluyla yerine getirilmesi mümkün olmaz.

Tanınma özellikle boşanma, evliliğin iptali, soybağı tespiti, evlat edinme ve kişisel hâle ilişkin kararlar bakımından önem taşımaktadır. Örneğin Fransa’da verilen bir boşanma kararının Türkiye’de de geçerli kabul edilmesi için tanınma yoluna başvurulması gerekir.

MÖHUK’a göre yabancı mahkeme kararının tanınabilmesi için kararın kesinleşmiş olması, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş bulunması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve savunma hakkının ihlal edilmemiş olması gerekir.

II. Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi

A. Tenfiz Kavramı

Tenfiz, yabancı bir mahkeme tarafından verilen kararın Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilmesidir. Tanınmadan farklı olarak tenfiz, yabancı mahkeme kararına yalnızca hukuki geçerlilik kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda kararın cebri icra yoluyla uygulanmasına da imkân verir.Bu nedenle eda hükmü içeren, yani bir şeyin verilmesini, yapılmasını veya ödenmesini gerektiren kararlar bakımından tenfiz zorunludur. Tenfiz kararı sonrasında yabancı mahkeme hükmü Türk mahkemeleri tarafından verilmiş bir karar gibi icraya konulabilir.

B. Tenfizin Şartları

MÖHUK m. 54 uyarınca yabancı mahkeme kararlarının tenfiz edilebilmesi için aşağıdaki şartların bulunması gerekir:

1. Kararın Kesinleşmiş Olması

Yabancı mahkeme kararı, verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmalıdır. Kesinleşmemiş kararların tenfizi mümkün değildir.

2. Karşılıklılık (Mütekabiliyet) Şartı

Kararın verildiği devlet ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunmalıdır. Bu karşılıklılık bir milletlerarası antlaşmadan kaynaklanabileceği gibi kanuni düzenleme veya fiili uygulama şeklinde de ortaya çıkabilir.

3. Münhasır Yetki Kuralına Aykırılık Bulunmaması

Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Örneğin Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar bakımından Türk mahkemeleri münhasır yetkilidir.

4. Türk Kamu Düzenine Aykırı Olmaması

Yabancı mahkeme kararının sonuçları Türk hukukunun temel ilkelerine ve kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.

5. Savunma Hakkının Korunmuş Olması

Karşı tarafın usulüne uygun şekilde davadan haberdar edilmiş olması ve savunma hakkını kullanabilmiş bulunması gerekir. Aksi hâlde tenfiz talebi reddedilebilir.

C. Tenfiz Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

MÖHUK m. 51’e göre tenfiz davalarında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Günümüzde uygulamada bu görev kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından yerine getirilmektedir.

Yetkili mahkeme ise kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesidir. Eğer kişinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bunlar da bulunmuyorsa İstanbul, Ankara veya İzmir mahkemelerinden birinde dava açılabilir.

D. Tenfiz Davasının Açılması ve İncelenmesi

Tenfiz talebi bir dava dilekçesi ile görevli ve yetkili mahkemeye yapılır. Dilekçeye yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı örneği ile kararın kesinleştiğini gösteren belgeler eklenmelidir. Ayrıca bu belgelerin noter veya konsolosluk onaylı Türkçe tercümeleri de sunulmalıdır.Mahkeme, yabancı mahkeme kararının esasını yeniden incelemez. Bu ilkeye “revision au fond yasağı” denilmektedir. Türk mahkemesi yalnızca kanunda belirtilen tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini denetler. Şartlar mevcutsa kararın tenfizine hükmeder.

E. Tenfizin Sonuçları

Tenfiz kararı verilmesiyle birlikte yabancı mahkeme kararı Türkiye’de icra kabiliyeti kazanır. Karar, Türk mahkemelerinden verilmiş bir ilam gibi icra dairelerinde takibe konu olabilir.Örneğin yabancı bir mahkeme tarafından hükmedilen nafaka alacağı Türkiye’de icra takibi yoluyla tahsil edilebilir. Aynı şekilde tazminat, alacak veya sözleşmeden doğan ödeme yükümlülükleri de tenfiz sonrasında zorla yerine getirilebilir.

III. Tenfize İlişkin Uygulama Örnekleri

Tenfiz kurumu uygulamada sıklıkla çeşitli uyuşmazlıklar bakımından karşımıza çıkmaktadır.Birinci örnek olarak Almanya’da yaşayan eşlerden birinin diğer eş lehine aylık nafaka ödemesine karar verilmesi gösterilebilir. Nafaka alacaklısı bu kararın Türkiye’de icra edilmesini istiyorsa tenfiz davası açmalıdır.İkinci olarak yabancı bir mahkemenin bir şirketi tazminat ödemeye mahkûm etmesi durumunda, alacaklının Türkiye’deki malvarlığı üzerinde haciz işlemi yaptırabilmesi için kararın tenfiz edilmesi gerekir.Üçüncü olarak uluslararası ticari sözleşmelerden doğan alacak davalarında yabancı mahkeme tarafından verilen ödeme kararlarının Türkiye’de uygulanabilmesi ancak tenfiz yoluyla mümkündür.Dördüncü örnek ise miras hukukuna ilişkindir. Yabancı mahkeme tarafından miras paylarının ödenmesine ilişkin verilen bir kararın Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz kararı alınması gerekir.Bu örneklerden anlaşılacağı üzere tenfiz, özellikle mali sonuç doğuran yabancı mahkeme kararlarının uygulanmasında büyük önem taşımaktadır.

IV. Tanınma ve Tenfiz Arasındaki Farklar

Tanınma ve tenfiz birbirine yakın kavramlar olmakla birlikte farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Tanınma yalnızca yabancı mahkeme kararının kesin hüküm ve kesin delil etkisini kabul ederken, tenfiz karara icra edilebilirlik kazandırmaktadır.Örneğin yabancı bir boşanma kararının Türkiye’de geçerli sayılması için tanınma yeterli iken, aynı kararda hükmedilen nafaka veya tazminatın tahsili için ayrıca tenfiz gerekir. Bu nedenle her tenfiz kararı aynı zamanda tanıma sonucunu doğururken, her tanıma kararı tenfiz sonucunu doğurmaz.

Sonuç

Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, milletlerarası özel hukukun en önemli kurumları arasında yer almaktadır. Tanınma, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuki geçerlilik kazanmasını sağlarken; tenfiz, bu kararların cebri icra yoluyla uygulanmasına imkân vermektedir. Özellikle uluslararası ticaret, aile hukuku ve miras hukuku alanlarında yabancı mahkeme kararlarının etkili şekilde uygulanabilmesi bakımından tenfiz kurumu büyük önem taşımaktadır. Bu kurumlar sayesinde uluslararası hukuk ilişkilerinde hukuki güvenlik sağlanmakta ve kişilerin hak arama özgürlüğü etkin biçimde korunmaktadır.

 

Kaynakça

Akıncı, Ziya, Milletlerarası Özel Hukuk, 14. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul, 2024.

Çelikel, Aysel / Erdem, B. Bahadır, Milletlerarası Özel Hukuk, 18. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul, 2024.

Nomer, Ergin, Devletler Hususi Hukuku, 23. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul, 2023.

5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun