455 BİN YATIRIMCI İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLIYOR MU? / 23.09.2026

455 BİN YATIRIMCI İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLIYOR MU?

 

FONLAR TASFİYE EDİLİYOR.

 

PEKİ YATIRIMCININ ZARARI NE OLACAK?

 

Sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler, yüz binlerce yatırımcı açısından yeni bir hukuki sürecin kapısını aralıyor.

 

SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları sonrasında 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye süreci başladı.

 

Ancak hukuken en kritik soru artık şu:

 

TASFİYE, YATIRIMCININ ZARARINI ORTADAN KALDIRIYOR MU?

 

Hayır. Tasfiye süreci ile yatırımcının ayrıca ileri sürebileceği hukuki talepler birbirinden ayrılmalıdır.

 

Çünkü bir fonun değer kaybetmesi tek başına tazminat hakkı doğurmaz.

 

Ancak;

 

* Fonun mevzuata aykırı yönetilmesi,

* İzahname veya içtüzük hükümlerine aykırı işlemler,

* Yatırımcının eksik veya yanıltıcı bilgilendirilmesi,

* Portföy yönetiminde özen ve sadakat yükümlülüğünün ihlali,

* Gerçeğe aykırı açıklamalar,

* Sermaye piyasası mevzuatına aykırı işlemler

 

somut delillerle ortaya konulabilirse sorumluluk ve tazminat talepleri gündeme gelebilir.

 

TERA AÇISINDAN KRİTİK NOKTA

 

28 Ağustos 2026 tarihli SPK düzenlemeleri sonrasında yapılan uyum açıklamaları da yatırımcılar bakımından ayrıca incelenmesi gereken bir alan oluşturuyor.

 

Özellikle;

 

Hangi tarihte hangi açıklama yapıldı?

 

Fonların mevzuata uyumu hangi tarihte gerçekten tamamlandı?

 

Yatırımcılar bu açıklamalara dayanarak hangi işlemleri gerçekleştirdi?

 

Sonraki süreçte ortaya çıkan zarar ile bu açıklamalar arasında hukuken kurulabilecek bir illiyet bağı var mı?

 

Bu soruların cevabı, yalnızca yorumlarla değil; KAP bildirimleri, fon belgeleri, işlem kayıtları ve yatırımcıların hesap hareketleri üzerinden ortaya konulabilir.

 

 

FON YATIRIMCISI İLE TERA HİSSESİ YATIRIMCISINI AYIRMAK GEREKİR

 

Bu iki zarar aynı hukuki zeminde değerlendirilmez.

 

Fon yatırımcısı bakımından fonun yönetimi ve tasfiye süreci incelenirken;

 

TERA payına yatırım yapanlar bakımından ise kamuya açıklanan bilgiler, işlemlerin zamanlaması, fiyat hareketleri ve varsa sermaye piyasası mevzuatına aykırı işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.

 

Dolayısıyla her yatırımcının dosyası kendi işlem geçmişi üzerinden ele alınmalıdır.

 

 

YATIRIMCI NE YAPMALI?

 

Delillerinizi bugünden güvence altına alın.

 

✓ Banka ve aracı kurum ekstreleri

✓ MKK e-Yatırımcı kayıtları

✓ Fon alım-satım kayıtları

✓ Emir ve işlem kayıtları

✓ Gerçekleşmeyen emirler

✓ Ekran görüntüleri

✓ KAP açıklamaları

✓ Kurumlarla yapılan yazışmalar

✓ Hesap hareketleri

 

saklanmalıdır.

 

Çünkü ileride sorulacak en önemli soru:

 

“Zararınız tam olarak nasıl oluştu?”

 

olacaktır.

 

 

SPK DA SORUMLU TUTULABİLİR Mİ?

 

Bu konuda şimdiden kesin bir sonuç söylemek hukuken doğru değildir.

 

SPK’nın düzenleyici ve denetleyici yetkileri bulunması, meydana gelen her yatırımcı zararından otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmez.

 

Ancak somut olayda;

 

hukuka aykırı işlem + zarar + illiyet bağı + kusur/hizmet kusuru

 

unsurlarının ortaya konulması halinde kamu idaresinin sorumluluğu da ayrıca hukuki inceleme konusu yapılabilir.

 

 

 

SON SÖZ:

 

SERMAYE PİYASASINDA ZARAR ETMEK BAŞKA, HUKUKA AYKIRI BİR İŞLEM NEDENİYLE ZARAR ETMEK BAŞKADIR.

 

Bu nedenle bundan sonraki süreçte;

 

İDDİA DEĞİL, BELGE.

YORUM DEĞİL, İŞLEM KAYDI.

GENEL ZARAR DEĞİL, YATIRIMCI BAZINDA SOMUT ZARAR.

 

Belirlenecek olan da tam olarak budur:

 

KİMİN, HANGİ İŞLEMİ NEDENİYLE, KİMİN UĞRADIĞI ZARARDAN HUKUKEN SORUMLU OLDUĞU.

 

Hukuki değerlendirme somut belge ve işlem kayıtları üzerinden yapılmalıdır.