KRİPTO PARALARIN HUKUKİ NİTELİĞİ 02.07.2026

KRİPTO PARALARIN HUKUKİ NİTELİĞİ 

Giriş

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kriptoloji biliminin sağladığı imkânlar sayesinde dijital ortamda yazılım tabanlı kripto paralar geliştirilmiştir. Kriptoloji, genel anlamıyla şifreleme yöntemlerini ve şifreli belgeleri inceleyen bilim dalı olarak tanımlanmaktadır. Kripto para ise, çeşitli şifreleme teknikleri kullanılarak oluşturulan, dijital ağlar üzerinden transferi gerçekleştirilebilen ve değişim aracı olarak kullanılmak amacıyla tasarlanmış dijital varlıkları ifade etmektedir.

Kripto para birimleri; dijital, alternatif ve sanal para niteliği taşımakla birlikte, günümüzde bunlara ilişkin ulusal mevzuatta kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. İlk kripto para birimi olan Bitcoin’in ortaya çıkmasının ardından geliştirilen diğer kripto para birimleri ise genel olarak “altcoin” olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca kripto paralar, geleneksel para sistemlerinden farklı olarak herhangi bir merkezî otoriteye bağlı değildir. Bu nedenle her bir kripto para, dağıtık defter teknolojisine dayanan ve “blockchain” (blok zinciri) adı verilen sistem aracılığıyla merkezi olmayan bir veri tabanı üzerinde işlem görmektedir.

Kripto Paraların Hukuki Niteliği

Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin ilk özel düzenleme, 16 Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe giren “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmelik” ile yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından hazırlanan söz konusu Yönetmeliğin 3/1. maddesinde kripto varlık;

“Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıklar”şeklinde tanımlanmıştır.

Diğer taraftan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti Para Birimi Hakkında Kanun kapsamında para basma, tedavülden kaldırma ve dolaşıma çıkarma yetkisinin yalnızca yetkili kamu otoritelerine ait olduğu kabul edilmektedir. Paranın hukuki anlamda taşıması gereken bu özellikler dikkate alındığında, kripto paraların söz konusu nitelikleri taşımadığı görülmektedir. Nitekim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından çıkarılan Yönetmelikte de kripto varlıkların para olarak nitelendirilemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Bu nedenle Türk hukukunda kripto paralar hukuki anlamda para olarak kabul edilmemektedir.

Ayrıca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da yaptığı açıklamada, kripto paraların elektronik para niteliğinde olmadığını açıkça belirtmiştir.

 

Kripto Paraların Eşya Niteliği

Kripto paraların eşya niteliği taşıyıp taşımadığı doktrinde tartışmalı konular arasında yer almaktadır. Türk hukukunda bir varlığın eşya olarak kabul edilebilmesi için maddi bir varlığa sahip olması, sınırlandırılabilir olması, hukuki hâkimiyete elverişli bulunması, yasaklanmamış olması ve ekonomik değer taşıması gerekmektedir.

Kripto paralar ekonomik değere sahip olmakla birlikte, bunlara ancak bilgisayar ve çeşitli yazılım programları aracılığıyla erişilebilmektedir. Maddi bir varlık niteliği taşımamaları nedeniyle kripto paraların Türk hukukunda eşya olarak kabul edilmediği yönünde görüşler ağırlık kazanmaktadır.

Bu yaklaşımın uygulamadaki yansımalarından biri de 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde görülmektedir. Anılan hükümde ücret; “genel anlamda bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar” olarak tanımlanmıştır. Kripto paraların hukuken para olarak kabul edilmemesi nedeniyle, işçi ücretinin kripto para ile ödenmesi de mevcut mevzuat bakımından mümkün görülmemektedir.

Kripto Paraların Miras Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi

Kripto paraların ekonomik bir değere sahip olması nedeniyle mirasın konusunu oluşturabileceği kabul edilmektedir. Ancak kripto varlıkların kişiye özel dijital cüzdanlarda saklanması ve bu cüzdanlara yalnızca özel anahtar veya şifre aracılığıyla erişilebilmesi, miras hukuku bakımından önemli birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir.

Özellikle miras bırakanın kripto varlıklarının varlığını mirasçılarından gizlemesi veya erişim bilgilerini paylaşmaması hâlinde, mirasçılar söz konusu varlıklara ulaşamayacaktır. Bu nedenle kripto paraların fiilen mirasçılar tarafından kullanılabilmesi için miras bırakanın ölümünden önce cüzdan bilgilerini veya erişim şifrelerini mirasçılarına bırakması önem taşımaktadır.

 

Kripto Paraların Haczi

Haciz, borçlunun borcunu yerine getirmemesi üzerine alacaklının talebi doğrultusunda, borçlunun haczi mümkün olan mal ve hakları üzerinde icra müdürlüğünce gerçekleştirilen cebrî icra işlemidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 82. ve 83. maddelerinde haczi mümkün olmayan mal ve haklar sınırlı olarak sayılmıştır.

Kripto paralara ilişkin özel bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, İcra ve İflas Kanunu’nun 82. ve 83. maddelerinde haczedilemeyecek mal ve haklar arasında kripto varlıklara yer verilmemiştir. Bu nedenle mevcut hukuki düzenleme çerçevesinde kripto paraların haczinin mümkün olduğu kabul edilmektedir.

Bununla birlikte uygulamada özellikle soğuk cüzdanlarda saklanan kripto varlıkların tespit edilmesi önemli güçlükler doğurmaktadır. Bu durumda borçlunun sahip olduğu kripto varlıkların belirlenmesinde en önemli araç mal beyanıdır. Borçlu, gerek kendi zilyetliğinde gerekse üçüncü kişiler nezdinde bulunan tüm malvarlığını doğru ve eksiksiz şekilde bildirmekle yükümlüdür. Dolayısıyla kendi dijital cüzdanında veya üçüncü kişiler nezdinde bulunan kripto varlıklarını da mal beyanında açıklaması gerekmektedir.

Borçlunun mal beyanında kripto varlıklarını bildirmemesi, buna rağmen sonradan bu varlıkların tespit edilmesi hâlinde hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesi uyarınca işlem yapılması gündeme gelecektir.

Öte yandan İcra ve İflas Kanunu’nun 88. maddesinin birinci fıkrasında;

“Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri, poliçeler ve sair cirosu kabil senetler ile altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyleri icra dairesi muhafaza eder.”hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme kapsamında, haczedilen kripto paraların da icra dairesince muhafaza edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

 

Sonuç

Kripto paralar, teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni nesil dijital varlıklar olup, Türk hukukunda henüz kapsamlı ve özel bir kanuni düzenlemeye konu olmamıştır. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde kripto paralar hukuken para veya elektronik para olarak kabul edilmemekte; maddi varlık niteliğini taşımamaları sebebiyle eşya olarak kabul edilip edilemeyecekleri ise doktrinde tartışılmaktadır. Buna karşılık ekonomik değer taşımaları nedeniyle mirasa konu olabilmekte ve İcra ve İflas Kanunu’nda haczedilemeyecek malvarlığı unsurları arasında sayılmadıklarından hacizlerinin mümkün olduğu kabul edilmektedir. Ancak özellikle soğuk cüzdanlarda saklanan kripto varlıkların tespiti ve muhafazası uygulamada çeşitli hukuki sorunları beraberinde getirmektedir. Bu nedenle kripto varlıklara ilişkin daha kapsamlı ve açık yasal düzenlemelerin yapılması, hem uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi hem de hukuki güvenliğin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.