TİCARİ DAVALARDA ARABULUCULUĞA BAŞVURU ZORUNLULUĞU - 12.02.2026

TİCARİ DAVALARDA ARABULUCULUĞA BAŞVURU ZORUNLULUĞU

 

1. Giriş ve Yasal Dayanak

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı haline getirilmesi, 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) eklenen 5/A maddesi ile gerçekleşmiştir. Bu düzenlemeye göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması mutlak bir dava şartıdır.

2. Kapsam: Hangi Ticari Davalar Zorunludur?

Her ticari dava arabuluculuğa tabi değildir. Şartların oluşması için iki ana kriter aranır:

* Ticari Dava Niteliği: Uyuşmazlığın TTK m. 4 bağlamında mutlak ticari dava (her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalar) veya nispi ticari dava olması gerekir.

* Talep Türü: Uyuşmazlığın konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebi olmalıdır. Örneğin; menfi tespit (borçlu olmadığının tespiti) davalarında arabuluculuk zorunluluğu, Yargıtay’ın güncel içtihatları doğrultusunda tartışmalı olsa da, genel eğilim alacak talebi içermeyen davaların kapsam dışı olduğu yönündedir.

3. Arabuluculuk Sürecinin Aşamaları

A. Başvuru ve Görevlendirme

Süreç, uyuşmazlığın taraflarından birinin, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya ticari işletmesinin bulunduğu yerdeki Adliye Arabuluculuk Bürosuna başvurusuyla başlar. Sistem (UYAP), uzmanlık alanına göre (Örn: Banka hukuku, Sigorta hukuku) bir arabulucuyu otomatik olarak atar.

B. İlk Toplantı ve Hazırlık

Arabulucu taraflara ulaştıktan sonra uygun bir toplantı günü belirler.

* Bilgi ve Belge Temini: Ticari arabuluculukta tarafların (genellikle tacirler), yanlarında ticari defter özetleri, faturalar veya sözleşme örneklerini bulundurması sürecin hızlanması açısından kritiktir.

* Katılım Zorunluluğu: Ticari davalarda da ilk toplantıya mazeretsiz katılmamanın yaptırımı ağırdır. Katılmayan taraf haklı çıksa dahi yargılama giderlerini öder.

C. Müzakere Süreci ve Süreler

Ticari arabuluculukta süreler tüketici hukukundan farklılık gösterir:

* Süre: Arabulucu başvuruyu 6 hafta içinde sonuçlandırmak zorundadır. Bu süre, zorunlu hallerde en fazla 2 hafta uzatılabilir. Toplamda 8 haftalık bir süre öngörülmüştür.

4. Sürecin Sona Ermesi ve Hukuki Akıbet

I. Anlaşma ile Sonuçlanma (İbra ve İcraat)

Taraflar el sıkışırsa bir Anlaşma Belgesi düzenlenir.

* İlam Niteliği: Bu belge, taraflar ve avukatlarınca imzalanırsa mahkeme kararı hükmündedir. İcra edilebilirliği için ayrıca mahkeme onayı aranmaz (avukat katılımı tam ise).

* Gizlilik: Görüşmelerde kabul edilen hususlar veya sunulan teklifler, anlaşma sağlanamazsa mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu, ticari sırların korunması için en büyük avantajdır.

II. Anlaşamama ile Sonuçlanma (Dava Aşaması)

Anlaşma sağlanamazsa arabulucu "Son Tutanak" hazırlar.

* Dava Açma Süresi: Tutanak düzenlendikten sonra uyuşmazlık yargıya taşınabilir. Mahkeme, dilekçenin ekinde bu tutanağı görmezse davacıya 1 haftalık kesin süre verir; aksi halde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder.

5. Ticari Arabuluculuğun Avantajları

1. Ticari İlişkilerin Korunması: Mahkeme salonlarındaki hasmane tutum yerine, müzakere masasında çözüm odaklı yaklaşım, tarafların gelecekte tekrar iş yapabilmesine olanak tanır.

2. Maliyet Yönetimi: Ticari davalarda harçlar (nispi harçlar) çok yüksektir. Arabuluculukta ise sadece anlaşma sağlanırsa belirli bir ücret ödenir; anlaşma olmazsa 2 saatlik ücret devletçe karşılanır.

3. Esneklik: Mahkemeler sadece yasal kurallara göre karar verirken, arabuluculukta taraflar; takas, vade uzatımı, mal takası gibi hukuken mahkemenin karar veremeyeceği yaratıcı çözümler üretebilirler.

6. Sonuç

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk, "vakit nakittir" ilkesini benimseyen iş dünyası için stratejik bir araçtır. Özellikle büyük ölçekli alacak davalarında yıllarca sürecek yargılama yerine 8 hafta içinde kesin ve icra edilebilir bir sonuca ulaşmak, işletmelerin nakit akışını ve ticari itibarını korumaktadır