Konkordato Halinde Teminat Mektubunun Nakde Çevrilmesi ve Bunun Önlenmesi
Konkordato, borçlunun mali durumunun düzeltilmesini amaçlayan ve alacaklılar ile borçlu arasında belirli bir ödeme planı oluşturulmasını sağlayan bir yeniden yapılandırma kurumudur. İcra ve İflâs Kanunu’nda düzenlenen konkordato, borçlunun malvarlığını koruyarak faaliyetlerini sürdürebilmesini hedeflemekte olup, bu süreçte takip hukukuna ilişkin bazı sınırlamalar getirmektedir. Ancak konkordato hükümlerinin kapsamı, banka teminat mektupları bakımından farklı değerlendirilmektedir.
Banka teminat mektubu, bankanın lehtarın borcunu yerine getirmemesi halinde belirli bir tutarı muhataba ödemeyi üstlendiği bağımsız nitelikte bir garanti sözleşmesidir. Teminat mektubundan doğan ödeme yükümlülüğü, kural olarak temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Bu nedenle, lehtar hakkında konkordato sürecinin başlaması tek başına bankanın ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bu çerçevede, konkordato mühleti verilmiş olması veya konkordatonun tasdik edilmiş bulunması, muhatabın usulüne uygun şekilde teminat mektubunu bankaya ibraz ederek bedelin ödenmesini talep etmesine engel teşkil etmez. Başka bir ifadeyle, konkordato nedeniyle başlatılan takip yasağı ve cebrî icra sınırlamaları, doğrudan bankanın garanti borcunu ortadan kaldırmadığından kesin ve süresiz teminat mektupları kural olarak nakde çevrilebilir. Nitekim uygulamada ve yüksek yargı kararlarında da banka teminat mektubunun bağımsız garanti niteliği esas alınmakta ve konkordato sürecinin bankanın ödeme borcunu etkilemediği kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, teminat mektubunun her durumda nakde çevrilebileceğini söylemek doğru değildir. Öncelikle muhatabın teminat mektubunda öngörülen şartlara uygun hareket etmesi gerekir. Süresi dolmuş, usulüne uygun talepte bulunulmamış veya şartlı düzenlenmiş bir teminat mektubunun şartları gerçekleşmeden nakde çevrilmesi mümkün değildir. Ayrıca teminat mektubunun açıkça kötü niyetli veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde nakde çevrilmek istenmesi halinde, genel hukuk ilkeleri gereğince bu talebin yargısal denetime tabi tutulması mümkündür.
Konkordato sürecinde teminat mektubunun nakde çevrilmesini önlemeye yönelik en önemli hukuki imkân, bankanın ödeme yükümlülüğünün doğmadığını veya muhatabın talebinin hukuka aykırı olduğunu ispatlamaktır. Özellikle teminat altına alınan yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmiş olması, teminat mektubunda öngörülen ödeme şartlarının gerçekleşmemesi veya talebin dürüstlük kuralına aykırı şekilde ileri sürülmesi hâllerinde mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir. Ancak Türk hukukunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istisnai niteliktedir. Mahkemeler, banka teminat mektubunun bağımsız garanti fonksiyonunu zedelememek amacıyla yalnızca açık hukuka aykırılık, ağır kötü niyet veya hakkın açıkça kötüye kullanıldığı durumlarda tedbir kararı vermektedir.
Bunun yanında, konkordato projesi hazırlanırken teminat alacaklılarıyla müzakere edilmesi, yeni teminatlar verilmesi veya mevcut teminat mektubunun iadesine ilişkin anlaşma yapılması da uygulamada başvurulan yöntemler arasında yer almaktadır. Tarafların karşılıklı mutabakat sağlaması hâlinde teminat mektubunun nakde çevrilmesi önlenebileceği gibi, farklı teminatlarla risk dengesi yeniden kurulabilir.
Sonuç olarak, konkordato kararı tek başına banka teminat mektubunun nakde çevrilmesini engellemez. Bunun temel sebebi, banka teminat mektubunun asıl borç ilişkisinden bağımsız bir garanti taahhüdü niteliğinde olmasıdır. Bununla birlikte, teminat mektubunun şartlarının oluşmaması, talebin açıkça kötü niyetli olması veya hakkın kötüye kullanılması gibi istisnai durumlarda yargısal koruma sağlanması mümkündür. Dolayısıyla konkordato sürecindeki borçlunun, teminat mektubunun nakde çevrilmesini önleyebilmesi ancak somut olayın özelliklerine göre hukuki sebeplerin varlığı ve gerekli hâllerde ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi ile mümkün olabilecektir.
Kapağan Hukuk Bürosu