İşe İade İlamlarının İcrası: Vekalet Ücreti ve Yargılama Giderlerinin Kesinleşme Şartı Üzerine Bir İnceleme 29.06.2026

İşe İade İlamlarının İcrası: Vekalet Ücreti ve Yargılama Giderlerinin Kesinleşme Şartı Üzerine Bir İnceleme

Giriş

Türk İş Hukuku sisteminde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi ile düzenlenen iş güvencesi hükümleri, işçinin iş akdinin feshinin geçersizliğini tespiti ve işe iadesi ile sonuçlanan özel bir dava türünü gündeme getirmiştir. Uygulamada, işe iade davasının ferileri olan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin icra edilebilirliği konusunda önemli bir tartışma mevcuttur. Bu çalışmanın temelini, işe iade ilamlarının "eda" hükmü değil "tespit" hükmü niteliği taşıması sebebiyle kesinleşmeden icra edilemeyeceği gerçeği oluşturmaktadır.

İşe İade İlamının Hukuki Niteliği

İşe iade davası, özü itibariyle bir tespit davasıdır. Mahkeme, işverenin fesih işleminin geçersizliğini tespit eder. İşçinin işe başlatılması veya başlatılmama tazminatı ödenmesi ise, işçinin kararın kesinleşmesinden sonraki bir aylık süre içinde işe başvurması ve işverenin bu başvuruyu reddetmesi (veya işe başlatmaması) koşuluna bağlanmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları çerçevesinde, bir ilamın cebri icra yoluyla infaz edilebilmesi için ilamın "eda" hükmü içermesi gerekir. İşe iade ilamları, kendi başına bir eda hükmü içermediğinden, asıl hüküm kesinleşmeden icra edilemez.

Ferilerin (Vekalet Ücreti ve Yargılama Giderleri) Durumu

Uygulamada sıklıkla rastlanan hatalı yaklaşım, işe iade kararının kendisi kesinleşmese dahi, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin "ayrık bir alacak" gibi değerlendirilerek kesinleşmeden icra takibine konu edilmesidir. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin kararlarıyla sabittir ki; fer’i nitelikteki alacaklar (vekalet ücreti ve yargılama gideri), asıl davanın (işe iade kararının) kaderine tabidir.

Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda;.......22/09/2015 tarih ve 2013/322 E.- 2015/718 K. sayılı ilamının eda hükmü içermediğini, tespit hükmü niteliğinde olduğunu, ilamın bu hali ile ilamlı icra takibine konu edilemeyeceğini, ayrıca tespite ilişkin ilam kesinleşmeden vekalet ücretinin istenemeyeceğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece; hükümde karar altına alınan üyelik haklarının kooperatif kayıtlarına işlenmesine dair eda kaydının bulunduğu, bu nedenle infazının mümkün olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, takibin dayanağı olan ... 2. İş Mahkemesinin 16/06/2015 tarih ve 2015/178 E.- 531 K. sayılı ...ın eda hükmü içermediğini, tespit hükmü niteliğinde olduğunu bu nedenle infazının kabil olmadığını, ... bu hali ile tespit niteliğinde olduğundan ... icra takibine konu edilemeyeceğini, ayrıca tespite ilişkin ilam kesinleşmeden vekalet ücretinin istenemeyeceğini ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği mahkemece; işçinin alacağına kavuşması için ... Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesinin uzun zaman alacağı, bu süreçte işçinin daha fazla mağdur olacağı, ilam işe iadeye ilişkin olsa da ilgili yasalarda kesinleşmeye ilişkin şart aranmadığından, ... icraya konu edilebileceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

Asıl ilam kesinleşmedikçe, fer’i hakların da icra edilebilirliği doğmamaktadır. Bu durumun hukuki dayanağı; asıl davanın akıbeti belli olmadan, feri hakların infazının usul ekonomisine ve icra hukukunun bütünlük ilkesine aykırılık teşkil etmesidir.

Uygulamadaki Sorunlar

İcra dairelerinde zaman zaman karşılaşılan "kesinleşme gerekmez" şeklindeki yanlış uygulamalar, hem borçlu (işveren) haklarını zedelemekte hem de gereksiz icra takiplerinin açılmasına sebebiyet vererek yargı sistemini meşgul etmektedir. İşe iade davası gibi, işçinin işe geri dönme iradesinin nihai sonuca bağlı olduğu bir süreçte, kararın kesinleşmesi şartının göz ardı edilmesi, hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Sonuç

İşe iade ilamları, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti gibi alacakları doğurma potansiyeli taşıyan bir "tespit ilamı" hükmündedir. Yargıtay uygulamalarıyla da netleştirildiği üzere, bu ilamlar kesinleşmeden infaz edilemezler. Dolayısıyla, işe iade davasında hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, asıl kararın kesinleşmesi beklenmeksizin icraya konulması hukuka aykırıdır. Hukuki kesinlik ilkesi gereğince, tüm infaz süreci asıl ilamın kesinleşmesi aşamasına bağlı kılınmalıdır.