BOŞANMA DAVASINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
Boşanma davalarında eşlerin evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin taleplerinin yanı sıra, boşanmaya neden olan olaylar sebebiyle uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesini istemeleri de mümkündür. Türk hukukunda boşanmanın mali sonuçlarından biri olan maddi ve manevi tazminat, belirli şartların gerçekleşmesi halinde kusurlu eşten talep edilebilir. Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, karşılıklı olarak maddi ve manevi tazminatın ne kadar ödeneceği ve kim tarafından, kime ödeneceğini belirleyebilirler. Ancak çekişmeli boşanma davasında maddi tazminat veya manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur tespiti yapılması gerekmektedir.
Tazminat, nafaka ve velayet ile birlikte boşanma davalarının ferilerindendir. Bu nedenle boşanma davası ile birlikte maddi ve manevi tazminat talebi de ileri sürülebilmektedir.
Uygulamada karşılaşılan önemli sorunlardan biri, boşanma davası açılırken maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmaması veya dava dilekçesinde yalnızca boşanma talep edilmesi halinde, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrıca tazminat davası açılıp açılamayacağıdır.
BOŞANMA DAVASINDA MADDİ ve MANEVİ TAZMİNATIN HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?
Boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenmiştir.
Birinci Fıkra - Maddi Tazminat: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
İkinci Fıkra - Manevi Tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Boşanma nedeniyle talep edilecek olan maddi ve manevi tazminatlar, iki şekilde istenebilir:
1)Taraflar boşanma davası ile birlikte maddi ve manevi tazminat talep edebilirler. Bu durumda, tazminat talebi boşanma kararının parçası olduğundan, ayrıca nispi harç veya vekalet ücreti ödenmez.
2)Boşanma davası sonrasında ortaya çıkan kusur tespitine göre ayrı bir tazminat davası açılabilmektedir. Ancak bu durumda nispi harç ödenir ve vekalet ücreti de nispi olarak belirlenir.
BOŞANMADA MADDİ TAZMİNAT
Taraflar, evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte ekonomik olarak ortak bir hayat sürmeye başlarlar. Boşanma kararı verilerek evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte, bu ortaklık da son bulmaktadır. Hakimin, az kusurlu veya kusursuz eş lehine maddi tazminata hükmedebilmesi için Türk Medeni Kanunu 174. maddesinin 1. fıkrasında yer alan tüm şartların birlikte meydana gelmiş olması gerekmektedir. Buna göre:
Kişi maddi tazminat talebinde bulunmalıdır. Boşanma davası sonucunda hakimin maddi tazminata hükmedebilmesi için, kişinin bu hususu talep etmiş olması gerekmektedir.
Evlilik birliği, boşanma kararı ile sona erdirilmelidir. Zira evlilik birliği boşanma kararı dışında, gaiplik veyahut ölüm kararı ile sona ermişse karşı taraf maddi tazminat isteminde bulunamaz.
Tazminat ödeyecek kişi boşanmada kusurlu olmalıdır. Maddi tazminat ödemesine hükmedilen eşin, evlilik birliği içerisinde daha kusurlu olması gerekmektedir. Bu kusur diğer eşe karşı şiddet uygulanması, sadakat yükümlülüğünün ihlali, zina, alkol ve kumar bağımlılığı gibi evlilik birliğini sarsacak türden kusurlardandır. Bununla birlikte maddi tazminat talebinde bulunan eş, kusursuz veyahut diğer eşe nazaran az kusurlu olmalıdır. Bu kusur oranı ise her olay ve dava özelinde hakim tarafından tespit edilmektedir.
Tazminat talebinde bulunan kişinin evlilikten doğan mevcut veya beklenen menfaatleri, boşanma nedeniyle zedelenmelidir.
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenmiş olan kişi, bu hususu da ispatlamalıdır. Tazminatın bir çeşit zenginleşme aracı olmadığı unutulmamalıdır.
Maddi tazminat hesaplanırken, tazminat talebinde bulunan kişinin mevcut veya beklenen menfaatlerinin varlığı ve bu menfaatlerin boşanma nedeniyle zedelenmiş olduğu ispatlanmalıdır. Maddi tazminat hesaplanırken her boşanma davasının ve her somut olayın ayrı ayrı değerlendirmeye tabii tutulacağı unutulmaksızın, aşağıdaki unsurların dikkate alınması söz konusu olabilir:
Türk Borçlar Kanunumuzun 50, 51 ve 52. maddeleri kıyasen olaya uygulanır.
Maddi tazminat genellikle toplu olarak ödenir. Bazı durumlarda aylık ödeme şeklinde de belirlenebilir.
Hakim, eşin ödeme gücüne göre tazminatı peşin veya belirli periyotlarla ödenmek üzere taksitlendirebilir.
Taksitli ödemelerde, belirli bir süre için tazminat ödenmesi kararlaştırabilir.
BOŞANMA NEDENİYLE TALEP EDİLECEK MADDİ TAZMİNATTA ZAMANAŞIMI
Boşanma davası sürecinde maddi tazminat talebinde bulunulabilir ya da boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava açılarak tazminat istenebilir. Ancak, boşanma nedeniyle maddi tazminat talep etmek için belirli bir süre sınırı vardır.
Türk Medeni Kanunu'na göre, boşanma kararı kesinleştikten sonra maddi tazminat talebinde bulunmak isteyen eş, kararın kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Bu süre içinde tazminat talep edilmezse, zamanaşımı nedeniyle dava açma hakkı kaybedilir.
Zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
BOŞANMADA MANEVİ TAZMİNAT
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilmektedir. Hakimin kusurlu taraf aleyhine manevi tazminata hükmedebilmesi için Türk Medeni Kanunu 174. maddesinin 2. fıkrasında yer alan şartların gerçekleşmesi gerekmektedir, buna göre:
1)Evlilik birliği, boşanma ile sona ermiş olmalı,
2)Manevi tazminat talebinde bulunan eşin kişilik hakları, diğer eşin davranışları nedeniyle saldırıya uğramış olmalı,
3)Aleyhine tazminat talep edilen eş, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olmalıdır,
4)Manevi tazminatın talep konusu, boşanmadan ve boşanmaya sebebiyet veren olaylardan kaynaklanmalıdır.
Manevi tazminat hesaplanırken, hakim bu hususları dikkate alır:
BOŞANMA NEDENİYLE TALEP EDİLECEK MANEVİ TAZMİNATTA ZAMANAŞIMI
Manevi tazminat talebi, boşanma davası sürecinde ileri sürebilir veya boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava ile istenebilir.
Bu süre içinde talep edilmezse, manevi tazminat hakkı zamanaşımına uğrar ve dava açma hakkı kaybedilir.
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ
Taraflar çekişmeli olarak boşanabildikleri gibi anlaşmalı olarak da boşanabilirler. Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşler, anlaşmalı boşanma protokolü hazırlayarak mahkemeye başvururlar. Bu durumda, eşler anlaşmalı boşanma sürecinde maddi veya manevi tazminat talep edebilirler. Ancak, anlaşma yoluyla boşanma durumunda, kusur şartı aranmaz, hâkim tazminat hükmü verirken kusur tespiti yapmaz. Bu nedenle, bir eşin tazminat talebinde bulunması ve diğer eşin kabul etmesi halinde, tazminata hükmedilmektedir.
Ancak anlaşmalı boşanma davaları için özel bir durum söz konusudur. Anlaşmalı boşanma protokolünde yer almayan ve dolayısıyla anlaşmalı boşanma davasıyla birlikte karara bağlanmayan maddi veya manevi tazminat talepleri, sonradan talep edilemez. Bunun sebebi, maddi ve manevi tazminatın çekişmeli olarak ileri sürülmesi durumunda kusur tespitinin gerekliliğidir. Çünkü kusur tespiti, hem maddi tazminat hem manevi tazminat için yasal olarak öngörülen bir şarttır.
BOŞANMA DAVASINDA HÜKMEDİLEN TAZMİNAT ÖDENMEZSE NE OLUR
Eğer boşanma davasında kişi, kendi aleyhine hükmedilen tazminat ödemezse, diğer eş tahsilat işlemini İcra Daireleri aracılığıyla gerçekleştirebilir. Çünkü boşanma davası, maddi ve manevi tazminatın kesinleşmesiyle birlikte icra edilebilecek borçlar arasında yer alır.
BOŞANMADA MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT FAİZ BAŞLANGICI
Boşanmada hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Yani, boşanmanın eki olan tazminatlara işleyen faizin başlangıcı; davanın açıldığı veya kararın verildiği tarih değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihtir.
DAVA DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRÜLMEYEN MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT İSTEKLERİ CEVABA CEVAP DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRÜLÜRSE HARCA TABİ OLUR MU?
Boşanma davalarında eşlerin talep edebileceği maddi ve manevi tazminat, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenmiştir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri, davacının boşanma davasını açarken dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talep etmemesine rağmen, daha sonra sunduğu cevaba cevap dilekçesiyle ilk kez tazminat talebinde bulunmasıdır.
Bu durumda tazminat talebinin usulen mümkün olup olmadığı, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil edip etmediği ve ayrıca tazminat talebi nedeniyle harç yatırılmasının gerekip gerekmediği önem taşımaktadır.
TMK m. 174 kapsamında talep edilen maddi ve manevi tazminat, bağımsız bir tazminat davasından ziyade boşanmanın mali sonuçlarından biri ve boşanmanın fer'i niteliğindeki talepler arasında yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilirler.
Bu nedenle davacı tarafından dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talep edilmemiş olsa dahi, davacının cevaba cevap dilekçesinde TMK m 174/1 ve 174/2 kapsamında maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür.
Dava dilekçesinde talep edilmeyen TMK m. 174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminatın cevaba cevap dilekçesinde ilk kez talep edilmesi mümkündür ve bu talep nedeniyle ayrıca nispi harç alınması kural olarak söz konusu değildir. Bununla birlikte, boşanma davasında ileri sürülen her türlü maddi tazminat talebinin TMK m. 174 kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Talebin hukuki niteliği ayrıca incelenmeli; TMK m. 174 kapsamında olmayan bağımsız tazminat veya alacak talepleri bakımından harç ve usul hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ 2014/12139 ESAS, 2014/23215 KARAR sayılı ilamında:
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra, 17.05.2012 tarihinde açılmış, davacı kadın cevaba cevap dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece tazminat taleplerinin dava dilekçesinde istenmemesi ve ıslah dilekçesi ile talep edilmemesi nedeni ile reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açı k muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilecekleri yahut değiştirebilecekleri, ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen tarafın onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebileceği yahut değiştirebileceği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceği gibi değiştirilemeyeceği de hükme bağlanmıştır. O halde, davacı kadının cevaba cevap dilekçesi ile talep ettiği tazminat taleplerinin süresinde olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadın yararına uygun bir miktarda maddi (TMK md. 174/1) ve manevi tazminat (TMK md. 174/2) taktiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Tcmyiz edilen hükmün yukarıda 2/a ve 2/b bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dısında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1.bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.11.2014
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ 2014/14336 ESAS 2014/25510 KARAR sayılı ilamı:
Boşanma davası içinde talep edilen boşanmanın fer"i niteliğindeki manevi tazminat, harca tabi değildir. Bunun sonucu olarak talebin kabulü veya reddi halinde taraflar yararına vekalet ücretine de hükmedilemez .Bu husus nazara alınmadan davacı yararına hükmedilen manevi tazminat sebebiyle lehine vekalet ücreti tayini usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına da ihtiyaç yoktur. Bu sebeple bozma yapılmamış, hükmün bununla ilgili bölümünün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur (HUMK md. 438/7).
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple hüküm sonucunun altıncı maddesinin hükümden tamamen çıkartılmasına, bundan sonraki maddelerin buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün bu bölümünün bu şekilde DÜZELTİLEREK, diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.12.2014
SONUÇ OLARAK;
Boşanma davasında dava dilekçesinde talep edilmeyen, TMK m. 174 kapsamında maddi ve manevi tazminat talepleri, HMK m. 141 uyarınca süresinde verilen cevaba cevap dilekçesiyle ileri sürülebilir. Bu nitelikteki tazminatlar boşanmanın fer’î sonucu olduğundan ayrıca nispi harca tabi değildir.
Boşanma davasında başlangıçta talep edilmeyen maddi ve manevi tazminat, gerekli yasal şartların bulunması halinde boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da ayrı bir dava ile talep edilebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi uyarınca, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde bu taleplerin ileri sürülmesi gerekir.