Yargıtay’dan Kiracıyı Koruyan Emsal Karar: “Boyat Çık” Dönemi Sona Eriyor 25.05.2026

 

Tahliye süreçlerinde en çok tartışma yaratan konulardan biri, kiracının evi boyatarak teslim etmek zorunda olup olmadığı meselesidir. Uygulamada birçok ev sahibi, kiracının taşınmadan önce evi yeniden boyatmasını talep etmekte, hatta bu hususu kira sözleşmelerine özel madde olarak eklemektedir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve Türk Borçlar Kanunu’nun emredici hükümleri, kiracının her durumda boya ve badana masrafından sorumlu tutulamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Türk Borçlar Kanunu’nun 334. maddesine göre kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve kira sonunda aldığı hâliyle geri vermekle yükümlüdür. Bununla birlikte, taşınmazın olağan kullanımından kaynaklanan eskime ve yıpranmalar kiracının sorumluluğunda değildir. Zamanla oluşan boya solmaları, güneş lekeleri, duvarlarda meydana gelen doğal renk değişimleri, mobilya izleri veya tavan kararmaları olağan kullanım sonucu oluşan yıpranmalar kapsamında değerlendirilmekte olup bunların giderilmesi kiraya verene ait kabul edilmektedir.

Buna karşılık duvarların kırılması, derin oyuklar açılması, ağır lekeler bırakılması, taşınmazın izinsiz şekilde farklı renklere boyanması veya kasıtlı zarar verilmesi gibi durumlarda kiracının sorumluluğu doğmaktadır. Dolayısıyla hukuki değerlendirmede esas ölçüt, ortaya çıkan zararın doğal kullanım sonucu mu yoksa kusurlu kullanım sonucu mu meydana geldiğidir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan “Ev boyalı teslim edilmiştir, boyalı teslim edilecektir.” şeklindeki sözleşme hükümleri de tek başına geçerli kabul edilmemektedir. Çünkü kiracıyı olağan yıpranmadan sorumlu tutan bu tür şartlar, Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıyı koruyan emredici hükümlerine aykırılık teşkil edebilmektedir. Başka bir ifadeyle, kira sözleşmesinde böyle bir madde bulunması kiracının her durumda boya masrafını üstleneceği anlamına gelmez.

Yargıtay’ın yaklaşımına göre kiracıdan ancak olağan kullanımı aşan, somut ve kusura dayalı zararların tazmini istenebilir. Bu karar özellikle depozito iadesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Çünkü uygulamada birçok kiraya veren yalnızca rutin boya-badana ihtiyacını gerekçe göstererek depozitodan kesinti yapmaktadır. Oysa olağan kullanım sonucu oluşan yıpranmaların bedelinin kiracıya yükletilmesi hukuken mümkün değildir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 316. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur' denilmektedir. O halde eğer mecuru özenle kullandıysanız evi boşaltırken boya ve badana yapma zorunluluğunuz bulunmamaktadır.

Bu nedenle tahliye sırasında teslim tutanağı düzenlenmesi, taşınmazın mevcut durumunun fotoğrafla kayıt altına alınması ve iddia edilen zararların somut delillerle ispat edilmesi taraflar açısından büyük önem taşımaktadır.