Yargıtay Vekalet Ücretinin ve Yargılama Giderlerinin Hükümde Hatalı Belirtilmiş Olmasının Tavzih veya Tashih Konusu Olamayacağına Hükmetti - 05/02/2024

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2023/8871

K. 2023/8643

T. 6.6.2023

DAVA : Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR : I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Belediye Başkanlığına devredilen ... İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığında 02.....2003 tarihinden beri çalışmakta iken 27.03.2014 tarihli 2014/415 Sayılı ... personelinin devri konulu yazı ile müvekkilinin ... Belediye Başkanlığına devrinin yapıldığını ve işe başlatıldığını, 08.10.2014 tarihinde müvekkil işçinin temizlik işçisi olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin akabinde su işlerinde çalışmasının istendiğini ve müvekkili işçinin bunu kabul etmediği için görevini kötüye kullandığı gerekçesi ile iş sözleşmesinin 09.10.2014 tarihi itibarıyla sonlandırıldığını, müvekkilinin haksız ve kötüniyetli olarak işten çıkartıltıldığını ve işçilikten ... haklarının ödenmediğini, müvekkilinin çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; davalı Belediyenin davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, davacının görevini kötüye kullandığını, soruşturma izni verilmediği için hakkında soruşturma yapılamadığını, davacının ihbar tazminatına ilişkin talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.05.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararı ile; davacının 2003 yılında davalı Belediyeye devredilen işveren nezdinde çalışmaya başladığı, davacının davalı Belediyeye ait işyerinde önce şoför ardından temizlik görevlisi olarak çalıştığı, davalı Belediye tarafından davacının iş sözleşmesinin bildirimsiz feshedildiği, fesih gerekçesinin incelenmesinde davacının görevi dışındaki bir konuda verilen işi reddetmesi üzerine davacı hakkında; verilen işi yerine getirmemekten dolayı işlem başlatılmasının ve iş sözleşmesinin feshinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dosyaya giren banka kayıtları, ücret bordroları, özlük dosyası, işyeri kayıtları, tanık anlatımları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 19.01.2021 tarihli ve 2017/18908 Esas, 2021/1466 Karar sayılı kararıyla; davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının bu konuda beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 30.09.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/560 Karar sayılı kararı ile; işverence davacının çalışmış olduğu dönemlerde yıllık izin kullanmadığı bildirildiği, davacının alınan beyanında hiç yıllık izin kullanmadığını ifade ettiği, yıllık izin dışındaki alacakların bozma kapsamı dışında kaldığı ve kesinleştiği, bu alacaklar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2022/1618 Esas, 2022/3439 Karar sayılı kararıyla; bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulmasının isabetli olmadığı, taraflar lehine veya aleyhine vekalet ücretinin hatalı belirlenmiş olması ve yargılama giderinin hatalı hesaplanmasının tashih veya tavzihe konu edilemeyeceği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin feshinin hukuka aykırı olduğu, çalışma süresine göre 190 ... ücretli yıllık izne hak kazandığı gerekçesiyle dosyada bulunan banka kayıtları, ücret bordroları, özlük dosyası, işyeri kayıtları, tanık anlatımları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Belediye vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının on bir yıl izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; kıdem ve ihbar tazminatı ile ilave tediye alacakları yönünden uyulmasına karar verilen bozma ilâmı gereğinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 438. maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439. maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 17, 53 ve 59. maddeleri ile aynı Kanun'un 120. maddesi atfıyla hâlen yürürlükte bulunan mülga 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Sayılı Kanun'un 428. maddesiyle 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeple;

Davalı Belediye vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

........2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.