BOŞANMADA TERK SEBEBİNE DAYANILMASI 02.07.2026

BOŞANMADA TERK SEBEBİNE DAYANILMASI

Giriş

Boşanma kurumu, Türk aile hukukunda evlilik birliğinin hâkim kararıyla sona erdirilmesini sağlayan hukuki bir müessesedir. Hukuken geçerli olarak kurulmuş bulunan evlilik birliği, ancak kanunda öngörülen boşanma sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ve mahkeme tarafından bu durumun tespit edilmesi üzerine sona erebilir. Bu yönüyle boşanma, tarafların tek taraflı irade beyanıyla değil, yargı kararıyla hüküm ve sonuç doğuran yenilik doğurucu bir haktır.Boşanma hükümleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku kitabında düzenlenmiştir. Kanun koyucu, aile kurumunun korunması amacıyla boşanma sebeplerini sınırlı sayıda (numerus clausus) belirlemiştir. Buna göre boşanma sebepleri; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Bu sebepler arasında yer alan terk, özel boşanma sebeplerinden biri olup Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Terke Dayalı Boşanma Davasının Şartları

Terke dayalı boşanma davası, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla ortak yaşamı sona erdirmesi veya haklı bir neden bulunmaksızın ortak konuta dönmemesi hâlinde açılabilen özel bir boşanma davasıdır. Ancak bu davanın açılabilmesi için kanunda öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

1. Eşlerden Birinin Ortak Konutu Terk Etmiş Olması

Terk olgusunun gerçekleşebilmesi için eşlerden birinin ortak yaşamı sona erdirme iradesiyle ortak konuttan ayrılması veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi gerekir. Bunun yanında, eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da eve dönmesini engelleyen eş de Türk Medeni Kanunu bakımından “terk etmiş” sayılmaktadır. Dolayısıyla terk yalnızca fiziksel olarak konuttan ayrılmayı değil, ortak yaşamın sürdürülmesini bilinçli olarak engelleyen davranışları da kapsamaktadır.

2. Terkin En Az Altı Ay Devam Etmesi

Kanun koyucu, geçici ayrılıkların boşanma sebebi yapılmasını önlemek amacıyla belirli bir süre öngörmüştür. Buna göre terk olgusunun kesintisiz şekilde en az altı ay devam etmesi gerekir. Ayrıca bu süre içerisinde yapılan ihtarın sonuçsuz kalmış olması da zorunlu bir dava şartıdır.

3. Dördüncü Ayın Sonunda İhtar Yapılması

Terke dayalı boşanma davasının en önemli özelliklerinden biri ihtar prosedürüdür. Terk olgusunun başlamasından itibaren en az dört ay geçtikten sonra terk edilen eş, hâkim veya noter aracılığıyla diğer eşe ortak konuta dönmesi yönünde ihtar gönderilmesini talep edebilir. Bu ihtarın amacı, evlilik birliğinin yeniden kurulmasına son bir fırsat tanımak ve boşanmadan önce ortak yaşamın devamını sağlamaya çalışmaktır.

4. İhtara Rağmen İki Ay İçinde Ortak Konuta Dönülmemesi

Usulüne uygun şekilde yapılan ihtarın tebliğinden itibaren iki ay içinde terk eden eş haklı bir neden olmaksızın ortak konuta dönmezse, terke dayalı boşanma davası açılabilir. Böylece terk süresi toplamda en az altı aya ulaşmış olur ve kanuni dava şartları tamamlanır.

Sonuç

Terke dayalı boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Bu dava türünde yalnızca eşlerden birinin ortak konutu terk etmiş olması yeterli olmayıp, kanunda öngörülen sürelerin eksiksiz şekilde gerçekleşmesi ve ihtar prosedürünün usulüne uygun olarak tamamlanması zorunludur. Kanunun öngördüğü bu şekli şartlar, evlilik birliğinin korunması ilkesinin bir yansıması olup, taraflara ortak yaşamı yeniden kurabilmeleri için son bir imkân tanımaktadır.

Terke dayalı boşanma davasında tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi hâlinde terk edilen eş dava açma hakkını kazanır. Davacı eş, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca boşanma talebinde bulunabileceği gibi, şartların oluşması hâlinde ayrılık kararı verilmesini de isteyebilir. Bu davalarda görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.