İŞE İADE SÜRECİNDE NOTER MASRAFI KİME AİTTİR? YARGITAY KARARI IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME - 13.06.2026

GİRİŞ

4857 sayılı İş Kanunu md. 20'de düzenlendiği üzere "İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir." böylelikle işe iade davası süreci başlamış olur.

İşe iade davasında amaç, sözleşmesi haksız olarak yahut sebep gösterilmeden feshedilen işçinin ağır bir mağduriyet yaşamadan, işverenin eyleminden kaynaklı haksızlığın ortadan kaldırılması veya ortaya çıkması muhtemel zararların telafisidir.

Feshin geçersizliğinin mahkemece tespit edilmesi halinde işçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Başvuruya rağmen 1 ay içerisinde işe başlatılmayan işçiye işveren, en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

İŞE İADE KARARI SONRASINDA İŞÇİNİN İŞVERENE BAŞVURMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

İşe başlatılmaması halinde işçinin tazminat hakkını elde edebilmesi için kanunda belirtilen kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlayan 10 günlük süre içerisinde işverene başvuruda bulunması gerekir.

İşveren, işçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

İŞE BAŞLATMA BAŞVURUSUNUN SAMİMİ OLMASI SORUNU

İşe dönüş sürecinin hukuki sonuç doğurması açısından, hem işveren tarafından yapılan işe davetin hem de işçinin işe başlama gidişatının gerçek ve samimi bir iradeye dayanması gerekmektedir.

Tarafların açıklamış oldukları iradelerin fiilen çalışma ilişkisinin yeniden anlaşılmasını amaçlayıp amaçlamadığı somut olayın özellikleri çerçevesi değerlendirilmelidir.

İşverenin, işe iade başvurusunun, dürüstlük kuralına aykırı şekilde yalnızca tazminat ödemekten kaçınma amacı taşıdığının tespit edilmesi halinde, işverenin işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklar ödenmekle yükümlü olacaktır. Buna karşılık, işçinin, işe alımının sürekli işe başlama isteğini yansıtmadığı, işe iade kararının mali sonuçlarından yararlanma amacına yönelik olduğu anlaşılırsa, işverenin söz konusu tazminatın ödemesine hükmedilemeyeceği kabul edilmektedir.

Açıklanan sebeplerle, işe geri dönüş amacına uygun şekilde uygulanabilmesi için kişilerin irade açıklamalarının samimiyetinin ve dürüstlük kuralına uygun olması gerekmektedir.

İŞE İADE İHTARNAMESİNDE ŞEKİL ŞARTI

4857 sayılı Kanun'da işe iadesi için bir şekil şartı öngörülmemiştir. Bu konuda şekil serbestisi bulunmaktadır.

Şekil serbestisine rağmen işe iade başvurularının noter eliyle yapılmasının sebebi hukuki ispat kolaylığı sağlaması açısındandır.

Başvurunun yapıldığı tarih, tam olarak ne talep edildiği ve bu talebin işverene eksiksiz ulaştığı noter tarafından resmi bir belgeyle kayıt altına alınır. İleride yaşanabilmesi olası hukuki süreçlerde doğabilecek hak kayıplarını önlemek adına en çok kullanılan yol, noter vasıtasıyla işverene ihtarname göndermektir.

İŞE İADE İHTARNAMESİ MASRAFLARI İŞVERENE YÜKLETİLEBİLİR Mİ?

İşe iade başvurularında sıkça tercih edilen noter vasıtasıyla ihtarname gönderilmesi, iadeli taahhütlü gönderilmesi sebebiyle oldukça yüksek masraflar çıkmasına sebebiyet vermektedir.

Ekonomik açıdan zayıf durumda olan işçiler işe başlatılmama halinde noterde yapılan ihtarname masrafını işverenden tahsil edebileceklerini düşünseler de yargıtay kararlarında görüleceği üzere ihtarname masrafları mahkeme tarafından yapılan tazminat hesaplarında yargılama giderleri masraflarına dahil edilmez.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/10010E. 2026/1058K. Sayılı, 10.02.2026 tarihli kararında bu konuya değinmiştir:

"...işe başlamak isteyen işçi, kanun gereği işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Başvuru herhangi bir şekil koşuluna tâbi değildir. Bununla birlikte işçi masraf gerektiren bir başvuru yolunu tercih etmiş olabilir. Bu durumda işçi açısından bu başvuruya ait masraf, katlanılması gereken bir külfettir. Söz konusu masrafın işverenden tahsili mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta dava öncesi davacı tarafından işe iade talebiyle davalı işverene başvuru için gönderilen ihtarnameye dayalı noter masrafı, yargılama gideri olmadığından Mahkemece yargılama giderlerine eklenmesi suretiyle davalı aleyhine fazla yargılama giderine hükmedilmesi isabetli olmamıştır."

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararında açıkladığı üzere işe iade başvurusunda şekil şartı bulunmamaktadır, bu sebeple noter vasıtasıyla ihtarname çekilmesi ihtiyari bir masraftır. İşverenin ihtiyari olarak yapılan masraflara katlanması zorunlu değildir, yapılan bu masraf tamamen işçinin sorumluluğundadır.